Brokafasi Cevap

Cevap

Cevaptan önce soruyu anlatmak istiyorum. Neden mi? Bir nedeni yok aslında. Canım istedi. Yazıyı yazan ben değil miyim? O zaman istediğim gibi başlamak konusunda pek haksız sayılmam.

 

Nasıl sinir bozucu değil mi? Bunu okurken sonuna kadar gitmeyi beklemediniz bile. Siz beklemek isteseniz de beyniniz sizinle aynı fikirde değildi kesinlikle. Bu nasıl kibir? Bu nasıl gıcıklık? Bu nasıl kendini beğenmişlik? diyor olabilirsiniz. Tabi bütün bunları kafanızın içinde gerçekleşiyor. Gerçi karşınızda olsaydım aynı şekilde işleyecekti bu süreç. Sözlerimin bitmesi ya da bitmemesi hiçbir önemi olmazdı sizin için. Sözlerimin arkasında yatan anlamda pek bir ifade etmez. Önemli olan, ben konuşurken aklınızda oluşa fikirler ve yargılardır.

 

Bu çok yanlış bir şeydir ama hepimiz bunu yapıyoruz maalesef. Karşımızdaki insanın ne dediğini anlamak için değil, ona cevap vermek için dinliyoruz. Bazen karşımızdaki insan bir ton şey anlatırız. Bir ton haklı eleştiride bulunur ama biz tek bir kelimeye takılırız ve oradan yola çıkarak savunmaya geçeriz. Bu konuşmamı yaptıktan sonra (tabi konuşurken lafımı bölmemişseniz) diyeceğiniz şey şu “Bu nasıl kibir? Bu nasıl gıcıklık? Bu nasıl kendini beğenmişlik?” olurdu muhtemelen. Konuşmam sizi ikna edip etmemesi de önemli değil. Bu konuşmamada haklı olsam da sizin gözünüzde ben haksızım çünkü karşılık vermek için dinlediniz, yargılamak ve sadece cevap vermek için dinlediniz. Anlamak için değil.

 

Karşılık verme hastalığına yakalanmış durumdayız. Hiç konuşmamamız gereken yerde bile sırf beynimizi kontrol altına alamadığımız için ya agresif bir şekilde karşılık veririz, ya da haklıyken haksız durumuna düşürecek hareketlerde bulunuruz. Herkesin konuşmaya meraklı olduğu bu ortamdan sessizlik önemini kaybetti. “Söz gümüşse sukut altındır “sözü söz olarak kaldı. Sessizlikten anlamıyor kimse artık.

 

Sessizlik bir insanı korkak yapmıyor. Sessizlik, hareketsizlik anlamına da gelmemeli. Sessizlik beynimizle, aklımızla nefsimizle ve kalbimizle istişare etmek demektir. Sadece beynimizle her şeyi çözmeye kalkarsa bir insan, attığı her adım yetersiz kalacaktır. Beyin neyden besleniyorsa konuşurken onu ortaya döker. Dinlemeden ahkâm kesen, karşılık veren ya da saldırıya geçen bir insanın beynini sağlıklı beslediğini düşünmüyorum şahsen. Ki beynini sağlıklı bir şekilde besleyen insan zaten ne zaman konuşacağını ya da ne zaman susacağını çok iyi bilen bir insandır.

Hemen yukarıdaki sözlere takılıp saydığım organlara danışmadan tepki verecek insanlar vardır. Bunu sosyal medyada gördükleri her şeye yaparlar. Sanal zorbalığı bir alışkanlık haline getirmişler. Hemen klavyelerinize sarılmış durumda, ana avrattan başlayıp kısacık hayatımın geçmişini sövmek geliyor içinizde, ağır ağır sözleri yağdırmaya hazır beklediğinizi hissediyorum. Şimdi son bir soru sorayım size. Buna ne gerek var?



Taglar

Brokafasi Şikâyetim var ! Bugüne kadar hep...

Şikâyetim var ! Bugüne kadar hep...

Bugüne kadar hep öz eleştiri niteliğinde olan şeyleri yazdım. Bugün...... 1 yıl önce

Devamını Oku...
Brokafasi Küçük Adımlar

Küçük Adımlar

Tesadüfen gördüğün bir eğitim afişiyle detaylı bilgi almaya karar verir....... 1 yıl önce

Devamını Oku...
Brokafasi Herkesin Kendine Ait Bir Hayatı Var

Herkesin Kendine Ait Bir Hayatı Var

Ailenizin, arkadaşlarınızın hatta sevgilinizin kendine ait bir hayatı, kendisine oluşturduğu...... 1 yıl önce

Devamını Oku...
Powered by NourKas
BroKafası © 2017 - 2020 Tüm hakları saklıdır.