Brokafasi ÇUKUR

ÇUKUR

Bir çukura girmek için neden bu kadar hayal biriktiriyoruz?

Sakın beni yanlış anlamayın. Bir halt etmeden oturun kısacık ömrümüzün sonu bekleyelim demiyorum. Evet kısacık arkadaş. Binlerce yıllık dünyada yaklaşık yetmiş yıl yaşamak sadece bana göre değil herkese göre kısa. Birçok insan, bahsettiğim sınıra yaklaştıklarında yaptıklarından değil, yapamadıklarından pişman olduklarını söylerler.

Allah büyüklerimize uzun ömürler versin.

Şu anda benim hitap ettiğim kitlenin bahsettiğim yaşlara uzak olduğunu tahmin edebiliyorum. Ve siz arkadaşlar benim de olduğu gibi bir sürü hayallerinizin olduğunu biliyorum. Çoğu zaman bu hayallerimizi şu anda gerçekleştirebilme fırsatımız olmasına rağmen bazen erteleyebiliyoruz. Ben bunu hiç yapmadım demeyin. Sabah spora gideceğim deyip, sabah olduğunda boş ver yarın giderim demeyelim ya da yapmanız gereken bir şey var fakat o anda yaptığınız başka bir şey daha çekici geldiği için vazgeçemiyor olabilirsiniz. Bu durumun farklı boyutları da var tabi ki fakat bu anlattıklarım işin yüzeysel kısmı sadece.

Hayal kurmak çok önemli bir şeydir.

Bizi olduğumuz ortamdan uzaklaştırır. Yaratıcılığımızı artır. Bu hayalleri bir amaca, bir projeye ondan sonra da bir gerçeğe dönüştürmek daha önemlidir. Şurada kastettiğim hayal aslında  “ plan “. Plan yapmak çok önemli bir şeydir. Plansız bir hayat olamaz fakat planlar ulaşılmak için ortaya koyulur. Ulaşamayacağımızı bilsek bile o yolda ilerlemek için hedef koyarız.  Maalesef ki biz hayal kurmaktan ziyade, planları biriktiriyoruz. Yılların planı yapıyoruz. Önümüzü görmeden Her şeyi geleceğe dönük olarak ayarlıyoruz. Güzel bir işe sahip olmak istiyoruz fakat o işe sahip olmak için o işin gerektirdiği becerileri mezun olduktan sonra değil, şimdi hemen şimdi elde etmek için harekete geçmemiz gerektiğini unutuyoruz. Hayalimizdeki eşe kavuşmak istiyoruz fakat kendimizi bu hayale göre çekidüzen vermiyoruz. Kendi işimizi kurmak istiyoruz fakat risk almak istemiyoruz. İstediğimiz hayatı yaşamak istiyoruz fakat “komşular ne der” korkusundan da kurtulamıyoruz.

 

 

Yirmi beş yaşında kuruduğumuz bu hayalleri gerçekleştirmek için herhangi bir şey yapmadığımız için yetmiş yaşımıza geldiğimizde, enerjimiz tükendiğinde ve sonra arkaya baktığımızda birkaç boş hayal, kırılmış bir adet özgüven ve bir ton pişmanlıktan başka bir şey göremiyoruz. Bu sadece denemeyenlerin yaşayacağı bir durum değildir. Bir kere denedikten sonra başarısız olduğu için pes edenlerin de yaşayacakları bir durumdur. Bu hayatta ısrarcı olmak lazım. Bir kere olmuyorsa ikinciyi dene. İkinci kez olmuyorsa üçüncüyü dene. Edison ampulü birince denemesinde bulmadı (ampulü onun bulduğu da tartışılır da ama neyse konumuz o değil.) 999 kez denedikten sonra sonuca ulaştı. Demem şu ki bir şeyi çok denedikten ve çok istedikten sonra tam kafanızdaki çıktıyı vermese de sizi bambaşka yerlere taşıyacaktır. Bunun somut örnekleri var tarihte amadenemeyenlerin hiçbir sonuca ulaşamayacakları da baştan belli. Bunun örnekleri de var tarihte.

 

 

Şans kapınızı çalmıyorsa bir kapınız olmadığından olabilir siz bir kapı edinmeye bakın.

Başarıya giden kısa yol yoktur. Çalışmanın bir alternatifi de yoktur. Siz emek vermediğiniz sürece karşılık almayı da beklemeyin. Hızlı zenginleşme hikayelerine de kanmayın. Zira bu başarı hikayeleri anlatan insanların da zor yollardan geçtiklerini biliyoruz fakat biz buz dağın görünmeyen kısmını doğal olarak göremediğimiz için ya her şeyin çok kolay ya da ulaşılmaz derece çok zor olduğu düşüncesine kapılırız ama bütün bunların ilk adımı çalışmak ve sevmektir. Kaç saat çalıştığın da önemli değil bir saniye çalışmakla başladığını bildikten sonra.

 

 

Evet. Hayal kurdunuz, hayallerinizi plana dönüştürdünüz. Onlara ulaşmak için gereken emeği verdiniz. Disiplinle sürekliliği sağladınız. Planlarınızı gerçeğe dönüştürdünüz. Buraya kadar her şey harika. Yetmiş yaşınıza geldiğinizde arkanıza baktığınızda mutlu olduğunuzu da var sayalım. Peki önünüze baktığınızda o çukura girmeye hazır mısınız? Ee unutmamak lazım. İstediğin gibi yaşa sen sadece bir yolcusun. Eninde sonuna gideceksin. İstediğini sev. Eninde sonuna ayrılacağın gün gelecek.

 

 
En içten saygılarımla
İsmail Kasongo L.
Hult Prize Kocaeli Kampüs Direktörü
Öğrenen Organizasyon Kurucu Başkanı
Pazarcım.app Kurucu Ortak


Brokafasi Bizim sıramız yavaş mı ilerliyor?

Bizim sıramız yavaş mı ilerliyor?

Sıra, kuyruk, banka sıraları, yemek sıraları, yeni telefonu almak için...... 1 yıl önce

Devamını Oku...
Brokafasi ÜNİVERSİTEYE GİDERKEN 1. BÖLÜM - ORTAM

ÜNİVERSİTEYE GİDERKEN 1. BÖLÜM - ORTAM

Barış Özcan ile verimli bir yaz okulu geçirdikten sonra sanırım...... 1 yıl önce

Devamını Oku...
Brokafasi Kim başarıya ulaşmak istemez?

Kim başarıya ulaşmak istemez?

“Başarı , ulaşmayı hedeflediğiniz bir şeye ulaşmaktır” diyelim. Yeni bir...... 1 yıl önce

Devamını Oku...
Powered by NourKas
BroKafası © 2017 - 2020 Tüm hakları saklıdır.