Brokafasi Bizim sıramız yavaş mı ilerliyor?

Bizim sıramız yavaş mı ilerliyor?

Sıra, kuyruk, banka sıraları, yemek sıraları, yeni telefonu almak için Apple mağazasının önündeki sıralar…

 

Her yerde bir sıra var her yerde bir kuyruk ... Bu kuyruk bazen işleri hızlandırır bazen yavaşlatır ama işleri düzene sokar. Her yerde gördüğümüz bu kuyruklar, yaşamımızın bir kuyruk olduğu düşündürmeye sevketmesi gayet normaldir. Bizden önce bir nesil vardı. Şimdi bizim neslimiz ve bizden sonra yerimizi alacak bir nesil var. Ne kadar uzatmak istesek de sıramızı, eninde sonunda başkalarına yer vermek üzere kenara çekileceğiz. 

Kendinizi iki bankamatiğin önünde hayal edin kişinin önünde kuyruk var. Biri uzun diğer kısa. Hangi kuyruğa girmek isterdiniz? Tabi ki kısa olana girmek isterdiniz. Öyle de yaptığınızı farz edelim. Fakat ters giden bir şey var ve uzun kuyruk kısa kuyruktan daha hızlı ilerlediğini fark ettiniz. Acaba kısa kuyrukta durmaya devam eder miydiniz ya da uzun kuyruğuna mı girerdiniz? Bu aşamada vereceğiniz cevap tamamen iki bankamatiğin arasındaki özelliklerine ve sizin isteğinize bağlıdır. Yine de hızlı ilerleyen bir sıra varken yavaş ilerleyen bir sırada durmak sizi sinir edecek.  

Hayatımızda da buna benzer çok örnek vardır. Hızlı bir şekilde servet, şöhret ya da mevki edinen insanlara başka bir heyecanla bakarız. Yaptıklarının aynısını yapmaya çalıştığımız da olmuştur mutlaka. Bir marka tuttuysa o markanın kullandığı renkleri ve kullandığı pazarlama stratejisini uygulamaya çalışırız biz de. Son zamanlarda patlayan bir modanın aynısını yapıp biz de patlamayı umduğumuz olmuştur belki. Nusret bir marka değeri kazandıktan sonra birçok kasapların isimleri “et” ile kafiye yapması, Köfteci Yusuf ün kazandıktan sonra birçok köftecinin turuncu rengi benimsemeleri anlatmak istediğimin birkaç örneğidir sadece. Siz de etrafınıza bakarsanız buna benzer bir sürü örnek göreceksiniz.

Bir kuyruk hızlı ilerliyor diye insanlar kendi kuyruklarından vazgeçmeye meyillidir. Pek çoğumuz, sadece başarılı sonucu gördüğümüz için değiştiriyoruz. Oraya ulaşmak için sarf ettiği çabayı pek göremiyoruz. Bir süre sonra biz olmaktan çıkıp bir markanın ya da bir insanın özentisi oluveririz.  Neden bir sırada olduğumuzu ya da olmamız gerektiğini unuturuz ve alabalık nereye giderse biz de oraya gider  insanlar olduk.

 

Girişimcilik çok riskli bir sektördür. Riskli olmasına rağmen çok başarılı girişimciler ve girişimler elde edilmiştir. Gençler girişimcilik ekosistemini sevdiği için değil, çok kısa bir süre içinde yüklü miktarda para kazanan bir girişimciye özendiği için girişimci olmaya karar verir. Ressam olabilecek çocuk, hukukçular ya da doktorlar çok para kazanıyorlar diye ailesi tarafından istemediği mesleklere yönlendirilmesi, Gamer olabilecek çocuk, tembel muamelesi görüp zorla okula gönderilmesi ve sayamayacağım bin bir kuyruk değiştirme örnekleri var.

 

Koskoca bir nesil yanlış kuyruklarda yanlış hedeflerle yetişti. Kuyruklarla ilgili unuttuğumuz bir teori daha var. Sıranız yavaş geliyor diye terk ettikten sonra, tercih ettiğiniz kuyruktan daha hızlı gidebilir. 5 yıl önce boş iş gibi görünen birçok uğraş meslek haline geldi. Bitcoin’i küçümseyen insanlar şimdi pişman. İki kere düşünün kuyruğunuzu ve hedeflerinizi seçerken.



Taglar

Brokafasi ÜNİVERSİTEYE GİDERKEN 1. BÖLÜM - ORTAM

ÜNİVERSİTEYE GİDERKEN 1. BÖLÜM - ORTAM

Barış Özcan ile verimli bir yaz okulu geçirdikten sonra sanırım...... 1 yıl önce

Devamını Oku...
Brokafasi Şikâyetim var ! Bugüne kadar hep...

Şikâyetim var ! Bugüne kadar hep...

Bugüne kadar hep öz eleştiri niteliğinde olan şeyleri yazdım. Bugün...... 1 yıl önce

Devamını Oku...
Brokafasi Vazgeçmenin Eşiğinde

Vazgeçmenin Eşiğinde

Bardağın dolu kısmına bakmaya çalışıyordu ama boş kısmına baktığından bihaberdi....... 1 yıl önce

Devamını Oku...
Powered by NourKas
BroKafası © 2017 - 2020 Tüm hakları saklıdır.